BBVA 2025’e kadar, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma için 100 milyar Euro seferber ediyor!

BBVA, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşılmasını desteklemek üzere, Paris Antlaşması’yla uyumlu iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma stratejisini açıkladı. BBVA’nın 2ºC senaryosunu gerçekleştirmesine ve sürdürülebilir enerjiyle fosil yakıtlar arasında denge sağlamasına destek verecek 2025 Taahhüdü; finansman, yönetim ve işbirliği olarak üç farklı eylem alanında temellendirildi. BBVA bu kapsamda yeşil fon, sürdürülebilir altyapı, sosyal girişimcilik ve finansal kapsayıcılık için 100 milyar Euro seferber edeceğini açıkladı. BBVA aynı zamanda çevresel ve sosyal riskleri azaltmak, hem doğrudan hem de dolaylı olası olumsuz etkileri en aza indirmek için çalışmayı da taahhüt etti. Banka ayrıca sürdürülebilir kalkınmada finans sektörünün katkısını arttırmak amacıyla tüm paydaşlarla işbirliği içinde olacağını duyurdu.

BBVA Başkanı Francisco González, “BBVA olarak, iklim değişikliğini durdurmak ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek adına kaynakların seferber edilmesinde öncü rol üstlenmek istiyoruz. Bu bizim ‘çağın olanaklarını herkese sunma’ amacımızla da örtüşen, uzun vadeli ve büyük bir hedef” dedi.

BBVA Grubu bünyesinde yer alan Garanti Bankası da bu taahhüde, iklim değişikliğiyle mücadele ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş konusundaki öncü uygulamalarıyla katkıda bulunacak. 2015 yılında yayımladığı İklim Değişikliği Eylem Planı’yla uyumlu olarak, enerji portföyünde yenilenebilir enerjiyi önceliklendirmeye devam eden Garanti, bu taahhüdünü bir adım daha öteye taşıyarak, 2020 yılına kadar enerji sektöründe gerçekleştireceği yeni yatırımlarda, yenilenebilir enerji oranının en az %70 olacağını taahhüt ediyor.

2025 için taahhütler

Sürdürülebilir finans alanında Avrupa’nın en aktif kurumlardan biri olan BBVA, bu vaadiyle birlikte bir adım daha ileri giderek, hem Banka hem de müşterileri için değer yaratırken 2025’e doğru daha sürdürülebilir bir ekonomi için yol haritasını belirginleştirdi.

BBVA, çevresel ve sosyal kaynakların yönetimi ve doğrudan ya da dolaylı olası olumsuz etkilerin en aza indirilmesi taahhütlerinin bir parçası olarak, 2025 yılından itibaren kullandığı enerjinin %70’inin yenilenebilir olacağını taahhüt etti. Banka aynı zamanda, doğrudan CO2 emisyonlarını, 2015 yılına kıyasla %68 oranında azaltmak üzere hedef koydu. Ayrıca;

  • Tahvil ihracı: Banka, kendi sürdürülebilir tahvillerinin ihraç edilmesi için Sürdürülebilir Kalkınma hedefleriyle ilişkilendirdiği, Uluslararası Sermaye Piyasası Birliği’nin (ICMA) Sürdürülebilir Tahvil Esasları, Sosyal Tahvil ve Yeşil Tahvil ilkelerine dayandırdığı iş çerçevesini yayımladı.
  • “Bilime Dayalı Hedefler Girişimi”ne taahhüt veren ilk İspanyol bankası olarak; 2050 yılı için konan 2ºC hedefini karşılamak için gereken karbonsuzlaştırma seviyeleriyle uyumlu emisyon hedeflerini belgeledi.
  • Fosil Yakıtlar: Banka, şeffaflık taahhüdü doğrultusunda, toplam aktif varlığının %3,4’ünün fosil yakıt kaynaklı olduğunu açıkladı.

Bilime Dayalı Hedefler Girişimi için de taahhütte bulunan BBVA, RE 100 Girişiminde yer alıyor ve bu kapsamda 2030 yılına kadar %100 yenilenebilir enerji hedefine ulaşmayı planlıyor. BBVA hâlihazırda İspanya’da bu hedefe ulaşmış bulunuyor. Banka 2025 taahhüdüyle, belirgin çevresel ve sosyal etkileri olan (maden, enerji, altyapı ve tarım) sürdürülebilirlik konularını adresleyen, sektörel ilkeleri de kamuoyuna sundu. Bu ilkeler, söz konusu sektörlerdeki müşteri ve işlemlerin yönetiminde kılavuzluk edecek net yöntemler sağlıyor. Kurallar, BBVA’nın 2008 yılında hayata geçirdiği ve yakın zamanda güncellediği İnsan Hakları Taahhüdünü de kapsıyor.

BBVA stratejisini belirleme sürecinde farklı paydaş gruplarından önemli aktörlere danıştı. Bunların arasında çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim konularında sorumlu yatırımları destekleyen bir sivil toplum kuruluşu olan ShareAction yer aldı. Banka, çeşitli önerileri değerlendirirken, WWF International gibi, dünyanın en büyük doğa koruma örgütünün iklim finansmanıyla ilgili danışmanlarına da başvurdu.

Bu kapsamda görüş bildiren ShareAction Bankacılık Proje Müdürü Sonia Hierzig, “ShareAction olarak BBVA’nın yeni taahhütlerini içtenlikle karşılıyoruz. Bankanın yeni politikaları, iklim sıralamasında Avrupa’nın 15 büyük bankası arasında daha önce 12. Sırada yer alan BBVA’nın 7. sıraya yükseleceği anlamına geliyor. Bu bir yandan çok kısa bir sürede ileriye doğru atılan çok büyük bir adımı ifade ederken, umuyoruz ki diğer bankalar için de neler başarabileceklerine dair önemli bir örnek olacak.” diye konuştu.

BBVA’nın sürdürülebilirliğe bakışı

Geçen iki yılda dört ana etken, sürdürülebilirlikle ilgili kaygıları etkilerken, finansal kurumların iş modellerinde, sosyal ve çevresel mücadelenin önemini arttırdı. Bunlardan ilki, küresel ajandaya sürdürülebilirliğin dahil edilmesinin artık bir gerçek olduğu ve bu konuda bir pazar fırsatı bulunması... İkincisi ise Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin (SDGs) 2030’a kadar yıllık tahmini 5-7 trilyon dolar yatırımla, her yıl 12 trilyon dolar değerinde bir pazar yaratacak olması... Üçüncü olarak, yatırımcılar sürdürülebilirlik konusunda uzmanlaşan ekipler oluşturmakta ve bankalar da giderek artan biçimde onlara uygun taahhütlerde bulunmakta. Son olarak, zorunlu ya da tavsiye niteliğindeki düzenlemeler giderek yoğunlaşmakta, talep de giderek artmakta.

BBVA, finans sektörünün sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmaya yönlendirilmesi için tüm ilgili grupların toplu halde katılımı için çaba gösteriyor. Bu büyük uğraşın kapsamı sebebiyle, sürdürülebilir kalkınma ve küresel ısınmayla ortaya çıkan zorlukların ancak tüm kesimlerin tam taahhüdüyle gerçekleştirilebileceği görülüyor. Bunun için, farkındalık, bilginin paylaşımı, eyleme çağrı, tüm ilgi grupları arasında diyalog ve ortaklık gerektiği gibi, uluslararası ve sektörel bazda girişimlerin de ortak eylemin bir parçası olması gerekiyor. Bu açıdan, BBVA, Birleşmiş Milletler sürdürülebilir finans forumunun (UNEP FI) Küresel Yönetim Komitesinde, Avrupa bankacılığının bir temsilcisi olarak kendi konumunu avantajlı bir pozisyon olarak görüyor.

Garanti de benzer bir yaklaşımla Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini odağına alarak, sürdürülebilirliği, çevreye ve topluma olumsuz etkileri en aza indirmenin yanında, müşterileri, çalışanları, hissedarları ve faaliyet gösterdiği yerlerdeki tüm paydaşları ile uzun vadeli değerleri paylaşarak, gelecek için güçlü ve başarılı bir iş modeli yaratma taahhüdü olarak tanımlıyor. 2010 yılından beri Türkiye’de sürdürülebilir finans konusunda sektöre öncülük eden Garanti, 5 milyar dolarlık yenilenebilir enerji finansmanı ve Türkiye’nin kurulu rüzgar santrali kapasitesinde %30’un üzerindeki pazar payı ile yenilenebilir enerji konusundaki liderliğini koruyor. Bununla beraber, Tarımsal Sulama Sistemleri Kredisi ve Yeşil Mortgage gibi ürünlerle bu konuda finansmana erişimi kolaylaştıran ve müşterileri için düzenlediği çalıştaylar ile sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığın artmasına destek olan Garanti, etki odaklı yatırım ilkeleri ve yenilikçi ürünleri ile sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliği ile mücadeleye katkıda bulunmaya devam ediyor.