Gönüllü Mavi çalışanları, deniz kaplumbağalarını sularla buluşturmak için nöbet tutuyor

İndigo Turtles projesi kapsamında Mavi çalışanları, Belek’teki kampa katılarak deniz kaplumbağalarının yumurtadan çıkıp denize ulaşmaları için yürütülen çalışmalara gönüllü destek veriyor.

Mavi ve Ekolojik Araştırmalar Derneği’nin (EKAD) birlikte yürüttüğü proje, nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarını korumaya devam ediyor. Bu konuda toplumsal farkındalık yaratmak için EKAD’ın projesi destek veren Mavi, kendi ekibinde de bu bilinci oluşturmak için Mavi çalışanlarını İndigo Turtles kampında gönüllü olarak ağırlıyor. Mavi ekibinden bugüne kadar direktör, müdür, sorumlu, mağaza çalışanı gibi farklı görevlerdeki yaklaşık 100 kişi EKAD kampında gönüllü olarak çalıştı. Geçtiğimiz yıldan bu yana Mavi’nin 6 kadın bursiyeri de projeye dahil oldu.

Mavi ve EKAD, bu projeyle, 110 milyon yıldır yaşayan, Akdeniz faunasının doğal parçası olan Caretta Caretta ve Chelonia mydas deniz kaplumbağası türlerinin yaşatılması hedefleniyor. Çalışmalarını Akdeniz’in en büyük yuvalama alanı Belek’te sürdüren EKAD, 20 yılda 800 binin üzerinde Caretta Caretta’yı denizle buluşturdu. Yumurtadan çıktıkları andan itibaren birçok tehlikeyle karşı karşıya kalan yavru kaplumbağaların, ortalama %40’ı denize ulaşabiliyor ve bunu başaranların sadece binde biri hayatta kalabiliyor. İndigo Turtles projesi bu zorlu yaşam mücadelesine destek verirken, gönüllülük konusunda da farkındalık yaratıyor.

“İndigo Turtles” tişörtü giyenler, deniz kaplumbağalarına hayat veriyor!
Mavi’nin “İndigo Turtles” etiketli tişörtlerinden alanlar 5 deniz kaplumbağası evlat edinerek Akdeniz’e hayat veriyor. Kadın, erkek ve çocuklara özel tasarlanan İndigo Turtles tişörtleri Türkiye’nin yanı sıra Mavi’nin Amerika, Kanada ve Almanya’daki mağazalarında da satışa sunuluyor.

EKAD Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat projeyle ilgili olarak, “EKAD olarak 20 yıldır Belek bölgesinde çalışıyoruz. İndigo Turtles projesi ise 2014 yılında başladı. Uzun yıllar da devam edeceğine inanıyorum. Çalışmalarımızı sürdürdüğümüz Belek bölgesi, Akdeniz’de en fazla sayıda Caretta Caretta yuvasının yapıldığı kumsal. EKAD gönüllüleriyle birlikte, Haziran ayında anne kaplumbağaların yumurtlama alanlarını koruyor, Temmuz ayının sonundan Eylül ayına kadar yavruların yuvalardan çıkmasına ve denize ulaşmasına yardımcı oluyoruz. Her yuvadan kaç yavru deniz kaplumbağasının çıktığının ve kaçının denize ulaştığının sayımını tutuyoruz. Bizim bu bölgede yaptığımız çalışmanın en temel unsuru, insanların yarattığı negatif etkiyi bir derece hafifletmeye çalışmak aslında. Mavi’nin bu projeye yaptığı destek bizim için çok değerli. Tatil için bölgeye gelen misafirlerin buranın önemli bir deniz kaplumbağası yuvalama alanı olduğunu bilmeleri gerekiyor.” dedi.

Üniversiteli gençler Caretta Caretta’ları kurtarıyor…
EKAD’ın Haziran-Eylül tarihleri arasında Belek’te gerçekleştirdiği çalışmalara, Türkiye’den ve dünyanın farklı yerlerinden gelen yüzlerce üniversiteli gönüllünün yanı sıra, Mavi çalışanları, müşterileri, bursiyerleri ve takipçileri de katılıyor. Gönüllü gençler sahilde kamp kurarak, ergin dişi kaplumbağaların yumurtalarını dış faktörlerden korumak, yumurtadan çıkan yavruların denize ulaşmasını sağlamak için çalışıyor. Bugüne kadar Mavi’nin sosyal medya takipçilerinden 15 kişi kampa katılmaya hak kazandı.

 Etkinlik video: https://www.youtube.com/watch?v=NPzwEa0lv0I

EDİTÖRE NOT

EKAD soruyor: Bunları biliyor musunuz? 

  • Biyoçeşitlilik ve doğa koruma konusunda uzman akademisyenlerin kurduğu EKAD, koruma altındaki türlerin yuvalama alanları ve yavrular için tehdit oluşturan unsurlarla mücadele ediyor.
  • Deniz ve kıyı ekosistemi açısından büyük önem taşıyan deniz kaplumbağalarının Akdeniz'deki yuvalama alanlarının büyük çoğunluğu, Türkiye kıyılarında bulunuyor.
  • Yavruların yumurtlama yaşına gelmesi 15-20 yıl aldığından, sağlıklı büyüme koşullarının yaratılması, Akdeniz’in ekolojik yaşamına önemli katkı sağlıyor.
  • Koruma altına alınan deniz kaplumbağalarının ortalama ömrü 60 yıl, 15-20 yaşında ergenliğe ulaşıyorlar.
  • Yaşamlarının çoğu denizde geçiyor ve yalnızca dişiler yumurtlamak için doğdukları kumsala geri dönüp sahile çıkıyor.
  • Beslenme ve kışlama alanlarına gitmek için çok uzun mesafelere göç ettiklerinden, ortalama üç yılda bir yuvalıyorlar.
  • Her dişi, ömrü boyunca yaklaşık 40 kadar yuva yapıp 3.200 yumurta bırakıyor.
  • Her yıl ortalama 400 ergin dişi kaplumbağa yumurtlamak için sahile çıkıyor. 1999’da bu sayı 150 iken şimdi 600’lere ulaştı.
  • 1999’da yaklaşık 500 yuva varken geçtiğimiz yıl yuva sayısı 2.500’e ulaştı.
  • Bugüne kadar Belek sahiline bırakılan yaklaşık 2 milyon yumurta korumaya alındı. 800 bin yavru ise denizle buluşturuldu.
  • Bu zamana kadar yaklaşık 2.000 gönüllü kampta görev aldı. Bunların 200’ü yurtdışındaki üniversitelerden katıldı.
  • Arazi çalışmaları 29,5 km’lik kumsalda yapılıyor. Her gün bu kumsal taranarak, sayımlar yapılıyor.
  • Bu çalışma için her gönüllü günde ortalama 10 km yürüyor.

 

Ekolojik Araştırmalar Derneği’nin Kampları Hakkında Bilgi

Proje Hakkında 

Belek bölgesi, Akdeniz’deki bilinen en yoğun Caretta caretta yuvalama alanı olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Bölgenin aynı zamanda hızla gelişen bir turizm merkezi olması, yuvalayan kaplumbağalar üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Bu nedenle, koruma çalışmalarının uygulanabilir ve sürdürülebilir şekilde tasarlandığından emin olunması gerekiyor.

Belek sahillerindeki yavruların denize ulaşma başarısı, yaklaşık %40. Hayatta kalanların oranı ise binde 1. Yavruların çoğu, doğal ya da insan kaynaklı nedenler yüzünden denize ulaşmayı başaramıyor.

Doğal sebepler, genellikle diğer hayvanlara yem olma ve yuvaların gelgit nedeniyle yükselen suların altında kalmasıyla sınırlı. İnsan kaynaklı nedenler arasında ise sahilde araç, gölgelik, şemsiye, şezlong ve yapay ışık kullanımı gibi birçok etken var.

Sahil şeridinin özellikle turizm tesislerine tahsis edilen kısımları, yoğun insan kullanımına maruz kalıyor ve deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bırakmak için kullandıkları “yuvalama bölgesi” ile kesişiyor.

Bu bölgede kullanılan gölgelik, şemsiye ve şezlonglar fiziksel olarak ergin kaplumbağaları

etkileyebildiği gibi, altlarında ya da çevrelerinde bulunan yumurtaların doğal gelişim döngüsüne de müdahale ediyor. Dahası, yapay ışık kaynakları yavruların deniz dışındaki yönlere gitmesine neden olarak, ölüm oranını artırıyor. Gerekli düzenlemelerin bu tesislerle işbirliği içinde planlanması ve uygulanması önem taşıyor. Projede beklenen başarıya ulaşmak, bölgedeki deniz kaplumbağası sayısını güvence altına alacağı gibi, benzer tehditlerle karşı karşıya olan yuvalama sahilleri için de bir örnek çalışma modeli oluşturuyor.

 

Arazi Çalışmaları

Erginlerin yuvalamak için sahillere geldikleri ve yavruların yuvadan çıktıkları saatlerde yapılan arazi çalışmaları Ekolojik Araştırmalar Derneği Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat önderliğindeki gönüllüler tarafından yürütülüyor.

Haziran-Eylül ayları arasında, kampta Türkiye’den ve dünyanın farklı yerlerinden gelen yaklaşık 150 kişilik gönüllü ekibi ağırlanıyor.

Gönüllüler gelişlerini takiben kamp alanında önce teorik eğitim, sonra da arazide pratik eğitimler alıyor ve ilerleyen günlerde ekiple birlikte araziye çıkıyor. Ekipte daima, konuyla ilgili deneyime sahip en az 4-5 gönüllü bulunuyor.

Haziran ayında ergin kaplumbağalar kumsala çıkıp yumurtalarını bırakıyor, Temmuz sonundan itibaren ise yavru kaplumbağa çıkışları başlıyor. Ekipler, gece arazilerinde 22.00-03.30, sabah arazilerinde de 05.30-11.00 saatleri arasında kumsallarda çalışıyor. Gönüllüler her gün yüksek sıcaklık altında 30 km’lik sahili büyük bir titizlikle tarıyor. Ergin kaplumbağaların markalanması ve ölçümü, yuvaların kafeslenmesi ya da taşınması, yavru oryantasyon çalışmaları ve kontrol açışları gibi arazi çalışmaları gerçekleştiriyor.

Gönüllüler arazi çalışmalarında, nesli tükenmekte olan bir canlı hakkında bilgi sahibi olmanın yanı sıra onları korumanın yol açabileceği sıkıntılara tanıklık ediyor ve bir türün savunucusu oluyor. Deniz kaplumbağalarına yaşama şansını artırırken, bir yandan liderlik ruhunu ve ekip çalışmasını deneyimlemiş oluyor.