Kadınların %31’i ücret eşitsizliği olduğunu düşünüyor

PwC Türkiye’nin Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği raporuna göre: Kadınların %31’i ücret eşitsizliği olduğunu düşünüyor

 PwC Türkiye İnsan Kaynakları Danışmanlığı ekibi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği araştırmasını gerçekleştirdi. Türkiye genelinden kadın ve erkek toplam 943 kişinin katıldığı araştırmada, Türkiye’deki kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret ve fırsat eşitliği, çalışma hayatındaki kariyer tercihleri ve bu tercihlerde etkili olan faktörler incelendi. Türkiye’de kadın ve erkeklerin gözünden çalışma hayatında cinsiyet eşitliğinin nasıl algılandığını ortaya koyan araştırmanın sonucuna göre; Türkiye’de çalışanların %54’ü kendi kurumlarında eşit yetkinliklere sahip kadın ve erkek çalışanlar arasında ücret eşitsizliği olmadığını düşünüyor. Araştırmaya katılan kadınların %31’i, erkeklerin de %16’sı ücret eşitsizliği olduğunu düşünüyor.

PwC Türkiye İnsan Yönetimi Hizmetleri Şirket Ortağı Bilgütay Yaşar şunları söylüyor: “Son dönemde özellikle Avrupa’da sıkça tartışılan eşit işe eşit ücret ilkesi dünya genelinde henüz tam olarak uygulanamıyor. Bu konu dünyada kadın istihdamının sorunlarından biri ve aynı durum Türkiye için de geçerli. Kurumlar da artık bunu bir sorun olarak görüyor ve bu sorunu ortadan kaldırmaya yönelik çeşitlilik politikası, toplam ücret yönetimi, kariyer yönetimi gibi süreçlerini gözden geçiriyorlar. Bazı şirketler ise çalışma hayatında cinsiyet eşitliğini sağladıklarını, tüm çalışanlara eşit fırsatlar sunduklarını ve bu konuya önem verdiklerini belgelendirmek isteyebiliyor. İşveren markasına da oldukça olumlu katkısı olan bu sertifika bağımsız şirketler tarafından yapılan denetimler sonucunda veriliyor.”

Ücret eşitsizliği olduğunu düşünen kadınların oranı erkeklerin iki katı

PwC’nin 2017 yılında yayımladığı Women in Work Index (Çalışma Hayatında Kadın) raporu, OECD ülkelerinde cinsiyete bağlı ücret farklılığına bakıldığında, erkeklerin ücretlerinin kadınlarınkine göre %16 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Türkiye’de çalışanların bu konudaki düşüncelerine bakıldığında, PwC’nin yeni hazırladığı Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği araştırmasına katılan çalışanların yarısından fazlasının(%54) kurumlarında ücret eşitsizliği olmadığını düşündüklerini gösteriyor. Katılımcılar arasında ücret eşitsizliği olduğunu düşünen kadınların oranı (%31) erkeklerin oranının neredeyse iki katı (%16).

PwC Türkiye Çalışma Hayatında Cinsiyet Eşitliği araştırmasına göre; 

  • Katılımcıların %34’ü bir iş başvurusu ya da iş görüşmesi sürecinde ayrımcılığa uğradığını düşünüyor. Ayrımcılığa uğradığını düşünen kadınların oranı, erkeklerin oranının iki katı.
  • Katılımcıların %70’i kurumlarında, kadın ve erkek çalışanların benzer ve/veya eşit eğitim gelişim fırsatlarına sahip olduğunu düşünüyor.
  • Çocuk sahibi olmayan kadınların %95’i belirli bir süre yurt dışında çalışmak isterken, çocuk sahibi olanlarda bu oran %87 olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma çocuk sahibi olmanın kadınlar tarafından kariyerde bir engel olarak görülmediğini ortaya koyuyor.
  • Dünya genelinde ayrımcılığa uğradığını belirten çocuk sahibi olan kadınların oranı çocuk sahibi olmayan kadınlara göre daha fazla iken Türkiye’de çocuk sahibi olmanın uğranılan ayrımcılık hissi ile anlamlı bir ilişkisi olmadığı karşımıza çıkıyor.
  • Araştırma katılımcılarının %70’i kadın ve erkeklerin eşit eğitim gelişim olanaklarına sahip olduğunu düşünürken terfi fırsatlarında bu oran %53’e geriliyor.
  • Erkekler kadınların gönüllü olarak iş piyasasından çekildiğini ve buna bağlı olarak kadın oranının çalışma hayatında daha az olduğunu düşünürken, kadınlar ise aile ve/ veya çocuk bakımına yönelik destekleyici hizmetlerin yeterince sağlanmamasının kadınların çalışma hayatına katılmasını engellediğini düşünüyor.
  • Katılımcıların %75’i kendilerini ileride üst düzey yönetici pozisyonlarında görürken, %14’ü kendini üst düzey yönetici pozisyonlarında görmüyor. Katılımcıların arasından ileride kendilerini üst düzey yönetici olarak görmeyen kadınlar daha çok kurumların politikalarını ve kariyer olanaklarını sebep olarak ilk sıraya koyuyor.