PwC Türkiye’nin raporuna göre, enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemleri 2017’de bir önceki seneye göre %72 arttı

Türkiye’nin lider denetim, vergi ve danışmanlık şirketi PwC Türkiye’nin, Türkiye enerji piyasasındaki birleşme ve satın alma işlemlerini analiz ettiği Türkiye Enerji Sektöründeki Birleşme ve Satın Almalar 2017 raporu yayımlandı. Bu yıl 10. sayısı yayımlanan raporda, 2017 yılındaki birleşme ve satın alma işlemlerinin yanı sıra, son 10 yılda enerji sektöründeki gelişmeler ve 2018 yılına ilişkin beklentilere de yer verildi. Rapora göre, 2017 yılında 30’u elektrik üretim, dağıtım ve perakende ile doğalgaz dağıtım, 3’ü de petrol ve doğalgaz arama, üretim ve depolama ile akaryakıt dağıtım sektörlerinde olmak üzere, toplam 33 işlem gerçekleştirildi. 2013 yılından beri aşağı yönlü seyir izleyen toplam işlem değeri 2017’de tekrar yükselişe geçti. Bu kapsamda, önceki yıl ulaşılan 2 milyar dolarlık işlem değeri, 2017’de %72 oranında artarak 3,45 milyar dolara yükseldi. Son 10 yıla bakıldığında ise toplam 345 işlem gerçekleştirildi; bu işlemlerin yarattığı toplam işlem değeri 46,4 milyar dolara ulaştı.

Raporun sonuçlarını değerlendiren PwC Türkiye Şirket Satın Alma ve Birleşme Hizmetleri Ortağı Engin Alioğlu, “Ülkemizde son 10 yılda, Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde liberalleşme yönünde atılan adımların yanı sıra, enerji sektöründeki yapısal değişimin altında yatan en önemli etken artan enerji talebi oldu. 2008 yılından bu yana toplam elektrik talebi %46 artarak 2017 yılında tahmini 290 milyar kWh’a ulaştı. Aynı dönemde, elektrik üretim ve dağıtımı ile doğalgaz dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi, 27,5 milyar dolarlık hacmiyle birleşme ve satın alma işlemlerinin yarıdan fazlasını oluşturdu. Özellikle son senelerde YEKDEM fiyatlarının göreceli olarak daha makul seviyelere gelmesiyle, yenilenebilir enerji piyasasında gerçekleşen işlem sayısı son 10 senedeki toplam sayının %60’ına yaklaştı. Akaryakıt sektöründeki en belirleyici gelişme ise uzun dönemli intifa sözleşmelerinin sona ermesi oldu. Öte yandan, bu dönemde tamamlanan tüm işlemlerdeki yabancı payı ise %32 de sınırlı kaldı.” dedi.

Alioğlu, PwC Türkiye’nin 2018 ile ilgili beklentilerini ise “Enerji sektöründeki işlem hacminde, doğalgaz tedarik piyasasındaki belirsizliklerin yanı sıra, Türkiye ekonomisine duyulan güven, Türk Lirası’ndaki toparlanma ve siyasi istikrar gibi unsurlar da önemli rol oynayacak. Özelleştirme listesindeki termik santral sayısının da azalmasıyla elektrik üretim, dağıtım ve perakende ile doğalgaz dağıtım cephesindeki hacmin belirleyicisi yenilenebilir enerji segmenti olmaya devam edecek” sözleriyle özetledi.

Petrol Ofisi’nin uzun süredir beklenen satışı, 2017’de ilk sıraya yerleşti 

2017’de, petrol ve doğalgaz arama, üretim ve depolama ile akaryakıt dağıtım sektörlerinde açıklanan 1,45 milyar dolar değerindeki 3 adet birleşme ve satın alma işlemi, 33 işlemin toplam değerinin %42’sine tekabül etti. Bu değerin tamamı, Petrol Ofisi’nin Vitol’e satılmasıyla sağlandı. Yabancı yatırımcıların dahil olduğu işlemlerin 2016’da %7’de kalan payı, bu satışla birlikte 2017 yılında %51’e yükseldi.

Rapora göre, 2017 yılında toplam hacmin %58’ini oluştuğu elektrik üretim, dağıtım ve perakende ile doğalgaz dağıtım sektörlerinde ise toplam 2 milyar dolar değerinde 30 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. Bu sektör grubundaki en büyük işlem Osmangazi EDAŞ ve EPSAŞ’ın 360 milyon dolara Zorlu Holding’e satışı olurken, yenilenebilir enerji üretim şirketi satışları da hacmin ve işlem sayısının önemli bir kısmını teşkil etti.

 

PwC Hakkında

PwC, stratejiden uygulamaya 360º iş çözümleriyle, denetim, danışmanlık ve vergi hizmetleri alanlarında kaliteli hizmet sunmaya odaklanmış, 158 ülkede 236.000’i aşkın çalışanın oluşturduğu bir topluluktur. 1981’den bu yana Türkiye’de iş dünyasına hizmet sunan PwC; İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir’deki 5 ofisinde, yaklaşık 1.700 kişilik profesyonel kadrosuyla Türk iş dünyasına güvenilir danışman olarak katma değeri yüksek çözümler sağlar.