“Yeni nesil satınalma ile rekabet gücünüzü artırarak kazanın”

Türkiye’de bugün ve yakın gelecekte satınalma için en öncelikli konu olan maliyet düşürme hedeflerinin gerçekleştirilmesi, yeni nesil satınalma yaklaşımları ile mümkün 

  • Satınalma bölümü, katılımcıların %76’sı tarafından stratejik öneme sahip ve kuruluşların finansallarına etkisi olan bir bölüm olarak görülmekte
  • Kategori bazlı stratejik ve operasyonel satınalma yapısı katılımcı kuruluşların sadece %17’sinde mevcut
  • Satınalma departmanının %28’i genel müdür yardımcısı düzeyinde yönetilmektedir. Bu kuruluşların %76’sının yıllık cirosu 1 milyar TL’den fazladır
  • Katılımcıların bulundukları kuruluşların %11’inde endirekt satınalma için ayrı bir organizasyon bulunmamaktadır. Bu kuruluşların %40’ının yıllık cirosu 100 milyon TL’nin altındadır
  • Katılımcı kuruluşların sadece %53’ünde satınalma operasyonuna ilişkin tanımlı ve belirli net bir süreç bulunmakta
  • Bugün ve yakın gelecekte satınalma için en öncelikli konu maliyet düşürme
  • Bugün ve yakın gelecekte endirekt satınalma harcamalarının başında gelen konu lojistik

 PwC Türkiye ve Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR) iş birliğinde gerçekleştirilen “Yeni Nesil Satınalma Anketi 2018” adlı araştırma satınalma fonksiyonunun stratejik önemini ortaya koydu. Araştırmanın lansman toplantısında söz alan PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı, Tedarik Zinciri Lideri Dr. İsmail Karakış, satınalma işlevinin operasyonel yerine stratejik bir fonksiyon olarak kabul edilmesinin kurumlara kazandıracağı avantajlara dikkat çekti.

1 Haziran’da lansmanı yapılan araştırmanın ilki 2016 yılında gerçekleştirilmişti. Temel olarak satınalma alanında sektörün durduğu noktayı ve gelişim alanlarını ölçmek üzere yürütülen araştırmada, bu yıl “Endirekt Satınalma” teması da ele alındı. Satınalma ve tedarik yönetimi işlevine katma değer yaratan araştırmaya 11 ana sektörden toplamda 92 satınalma yöneticisi katıldı.

Satınalma bölümü stratejik planlama konularına dâhil edilmiyor

Ankete katılan kurumların yarıdan fazlasında satınalma yöneticilerinin stratejik kararlar olarak görülen üret/satın al, yeni ürün geliştirme, satış operasyon planlama, stratejik planlama konularına dâhil edilmediği görülmekte. Satınalma bölümünün, kuruluşlara değer katma potansiyeli yüksek olan stratejik ve operasyonel aktivitelere katılımı hala kısıtlı düzeyde.

Finans sektörü için satınalma hala operasyonel bir bölüm

Holdinglerde, gayrimenkul ve inşaat sektöründen tüm katılımcıların kuruluşlarında satınalma biriminin, stratejik ve kritik bir bölüm olarak algılanma oranı %100 olarak gerçekleşmekte. Öte yandan satınalmayı stratejik bir bölüm olarak değil de operasyonel bir bölüm olarak algılayan sektörlerin başındaysa finansal hizmetler geliyor.

“Stratejik satınalma kurumlara maliyetten çok daha fazlasını kazandırır”

PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı, Tedarik Zinciri Lideri Dr. İsmail Karakış: “Stratejik satınalmanın kurumlara maliyetten çok daha fazlasını kazandırma potansiyeli var. TEDAR ile birlikte yürüttüğümüz bu araştırma satınalma fonksiyonunun stratejik bir işlev olarak görülmesinin önemine işaret ediyor. Geçen anketle karşılaştırıldığında satınalma kararını etkileyen en baştaki unsurun fiyat olduğunu görüyoruz. Oysaki fiyat odağıyla gerçekleştirilen satınalma kararlarının, toplam sahip olma maliyeti üzerinden alınacak şekilde değiştirilmesi, satınalma işlevinin daha fazla değer üretmesi açısından kritik öneme sahiptir. Diğer sektörlerle karşılaştırıldığında sağlık ve ilaç sektöründe bu kararın diğer sektörlerden farklı olarak kalite odağıyla gerçekleştirildiğini de gözlemledik.” dedi.

TEDAR Yönetim Kurulu Üyesi ve Zer A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Alp Ressamoğlu: “2018 yılında ekonomik volatilite ve belirsizliklerin etkisini arttırdığını gözlemliyoruz. Hammadde fiyatlarındaki artışlar satılan malın maliyetini arttırma eğiliminde. Böyle zamanlarda stratejik satınalma pratiklerini iyi özümsemiş kurumların rekabette avantaj sağlayacağını düşünüyorum. Önümüzdeki birkaç yıl dijital operasyon modellerinin önemli gelişmeler gösterdiği yıllar olacak. Robotik proses otomasyonu, yapay zeka ve ‘blockchain’ teknolojileri ana sanayi ve tedarikçi arasındaki bariyerleri ortadan kaldırarak operasyon sürelerini kısaltacak, verimi artıracak ve tüm sürecin maliyetini azaltacak. Kesinlikle yakından izlenmesi gerekiyor.” dedi.

 * Raporu incelemek için lütfen tıklayınız.

 

Fotoğraf altı yazısı, soldan sağa isimler;